Beynimizin sadece yüzde 90’lık uyuyan kapasite… diye bir efsane varmış. Gerçek şu ki, bu sayı da yanlıştır. Çocukluğumuzdan beri “Çok çikolata yeme, yüzün sivilce dolar” uyarısı duyan yok. Ama şimdi bilim bunu çürütüyor. Çikolata, özellikle de içindeki şeker ve süt tozu, sivilceye sebep oluyor; saf kakaonun kendisi değil. Hormonal değişimler, genetik faktörler ve yüksek glisemik indeksli şekerler mavi mayına dönüşüyor.
Çikolatanın içindeki şeker ve süt tozu, ciltteki yağ bezlerini sızdırıyor. Bu yüzden sivilce oluşuyor. Aynı fikir, farklı bir bakış açısıyla tekrar ortaya çıkıyor. Sivilceye sebep olan şey, aslında yediğimiz şekerli ve işlenmiş gıda. Kakao, sadece bir yan etkide. Bu da demek oluyor ki, çikolata tüketimiyle sivilce arasında doğrudan bir bağlantı yok.
Bununla beraber, Mısır piramitlerinde bulunan bal bile defalarca konuşulmuş. Binlerce yıllık firavun mezarlarından çıkan bal, günümüze kadar yenilebilir durumda. Neden mi? Düşük nem oranı, pH 3-4 arası asitlik ve arı enzimleri sayesinde üretilen hidrojen peroksit. Bakterilerin bu ortamda yaşaması imkansız. Bu bilgi şehir efsanesi değil, bilimsel mucize.
İnsanlar bu bilimi duyunca şaşırıyor. Çikolata içindeki şeker, ciltte sivilce üretirken, balın bozulmama sırrı kimseyi şaşırtmıyor. Sivilceyle çikolata arasında gerçek bir ilişki yok. Çikolata, şeker ve süt tozu ise sivilceye sebep oluyor. Bu yüzden, çikolata tüketirken şeker miktarına dikkat etmek çok önemli.
Sarsıntı gibi ortaya çıkan bu yeni veriler, eski efsaneleri yıkıyor. Artık çikolata yedikçe sivilceye yakalanacağımız düşüncesi yerine, şekerli gıdaları azaltmak gerektiği vurgulanıyor. Ne merak ediyorsunuz? Çikolatanın gerçek etkisini merak edenler, şekerli içeriğine bakmalı.
Gelişmeleri yakından takip ediyoruz, çünkü bu konuda yeni haberler çıkıyor.
Kaynak: Orijinal Haber