Ofiste 8 saat boyunca sandalye başında oturan çalışanların bel-boyun ağrıları giderek artıyor. Kim, ne, nerede, ne zaman… Bu, sadece fiziksel ağrılara değil, yorgunluk, nefes kapasitesinde azalma ve odaklanma sorunlarına da sebep oluyor. Sokağa çıktıda, herkesin kafasında bir soru: Bu duruşun sırrı nedir?
Bu durum, ekrana bakarken kafanın sürekli öne doğru eğik durması sayesinde oluşan ekstra yük nedeniyle başlıyor. Başın öne her 2,5 santimetrelik eğimi, boyun omurlarına ekstra yük bindirir. Örneğin, bilgisayar ekranının üst sınırı göz hizanızda olmalı, dizüstü bilgisayar kullanıyorsanız altına bir stand koyup yükseltin ve harici klavye-fare edinin. Geldimi?
Sırt ve bel destekli oturun: sandalyenizde kalçanız en arkaya değecek şekilde oturun. Bel boşluğunu bir bel yastığı ile destekleyin. Dizleriniz kalça hizasında 90 derecelik bir açı oluşturmalı, dirsekleriniz masa üzerinde olmalı. Ayaklar yere tam temas etmeli; kısa bacaklılar ayak desteği kullanmalı. Kadınların çoğu omurga sağlığı için bu önerileri uygulamışdu.
Mikro molalar şart: Her 45–60 dakikada bir ayağa kalkın, omurganızı esnetin veya kısa bir yürüyüş yapın. Bu, kan dolaşımını canlandırır, kasların esnekliğini korur. Omuz yuvarlama, çene içeri egzersizi, kedi-deve esnetmesi gibi hareketler göğüs kaslarınızı açar, boyun kaslarınızı güçlendirir.
Ergonomi uzmanları, masa başı çalışanların ilk adımının sandalyenizin duruşunu kontrol etmek olduğunu söylüyor. Beyinle kalp arasındaki denge, doğru oturma alışkanlıklarıyla sağlanır. İstanbul, bel ve boyun ağrısı kampanyasında en çok çalışanları hedef alıyor.
Bakalım bundan sonra ofislerdeki çalışanlar, bu basit ama etkili önerileri ne kadar hızla benimser?
Kaynak: Orijinal Haber