Deprem Davasında Kamu Görevli Zamandaşımı Açıklandı: Sözüer’in Eleştirisi
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde, 6 Şubat 2023’te yıkılan Penta Park Sitesi’nin 1 ve 3. bloklarında 115 kısım hayatını kaybetti. 10 kişi ise yaralandı. Mahkeme, 98 sayfalık gerekçeli kararında, 6 kamu görevlisinin zamanaşımı nedeniyle davadan düşmesini ve 15 sanığın beraatını kararlaştırdı. Deprem 14:30’da oldu; şehrin sokakları sarsıntıyla titreşti, insanlar panik içinde sokağa çıktıda. Mutfak akşam yemeği planı vardı ama bir an önce haber gelmişti, çünkü 6 Şubatın sarsıntısı bir çığlıkla başladı.
Mahkeme, altı kamu görevlisinin imza ve görev tarihlerini esas alarak suç tarihini 1998‑2004 arasında değiştirerek 765 sayılı TCK döneminde eylemlerin gerçekleştiğini belirtti. Ancak kararın giriş kısmında 6 Şubat 2023 olarak yazılmış, böylece çelişki ortaya çıktı. İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu ve Muavini Veli Çiftaslan, binanın yıkımından sorumlu bulunamasa da imar planına aykırı projelendirme ve ruhsatlandırma sürecine onay verdikleri için kusurlu sayıldı. 765 sayılı TCK’nın 228/1. maddesindeki “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma” suçuna dayanarak zamanaşımı uygulanması, diğer 15 sanığın beraat etmesine yol açtı.
Müteahhit Mesut Başkır ve Özcan Çakmak, “iyi hal” indirimiyle 15 yıl 6 ay 20’şer gün hapis cezasına çarptırıldı. Başkır’ın savunması itiraf edilmedi, Çakmak ise ilk statik proje müellifi olmasına rağmen yapının son haliyle ilk projeden uzaklaşması nedeniyle fiilen müteahhitlik yaptığı kabul edildi. Bilirkişi raporları, müteahhidin binaların yıkılmasında “asli kusurlu” olduğunu gösterdi. Bu raporlar, mahkeme kararının temelini oluşturdu; çünkü yapanın kusuru, yıkımın doğrudan sonucunu etkiledi. Çakmak’ın statik projesi eksik olduğu için, yıkımın sorumluluğu da ona yüklendi.
Ceza hukukçusu Prof. Dr. Adem Sözüer, kararda açık bir çelişki olduğunu belirtti. “Bu karardaki tartışma yalnızca teknik bir zamanaşımı meselesi değildir, deprem felaketlerinin sorumluluğunu nasıl kurduğumuzla ilgilidir,” dedi. Sözleri, kamu görevlilerinin somut görev ve yetkileri çerçevesindeki ihlallerin ölüm neticesiyle ilişkilendirilebileceğini vurguladı. “Kamu görevlileri de ‘öldürme ve yaralama’ suçları bakımından tartışılmalı,” diye ekledi. Sözüer, “İnce bir çelişki var, çünkü karar başında 6 Şubat 2023 gösterilmiş, ama gerekçede eski işlem tarihleri kabul edilmiş.”
Kamu görevlilerinin sorumluluğunun, makamlarına değil, somut yükümlülük, ihlal, öngörülebilirlik, nedensellik ve objektif isnadiyet temelinde belirlenmesi gerektiğini söyledi. Sözüer, “Adil yargılamanın ve etkin infazın cezasızlık algısını önleyeceğini,” dile getirerek, deprem mağduru aileler için özel bir kanun çıkarmayı önerdi. “Türkiye’nin mevcut adli sistemi içerisinde ceza adaleti ile bir yere varılması çok güçtür,” diyerek, sistemin şeffaflığını talep etti.
Gelişmeler devam ediyor; sorumluluk sorusu hâlâ açık. Bakın, bu kararın ardından daha fazla kamu görevlisi yargıya mı çıkarılacak? Deprem sonrasındaki yasal çerçeve nasıl şekillenecek? Gelişmeleri izlemeye devam ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber

