Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici: Katilleri aklayan manşet

10.08.2026 - 06:30
YAYINLANMA
4 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Türkiye gazetesi, 2023 yazında “Uğur Mumcu suikastında derin kurgu: MOSSAD öldürdü dindarlara yıktı” başlığıyla çıktı. 5N1K’yi hemen verelim: Kim? Yılmaz Bilgen. Ne oldu? Manşet bir çarpışma. Nerede? Ankara, Türkiye gazetesi basın odası. Ne zaman? Geçen hafta. Neden? Adalet Bakanlığı’nın “rafı kaldıracak” açıklamasına tepki. Nasıl? Gazetenin editörleri, Ceyhan Mumcu ve emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş’un sözlerine dayandı, ama bu iddialar yeni değildi, tekrarlandı, sokağa çıktıda.

Ceyhan Mumcu, yıllardır “MOSSAD” iddiasını savunuyor. Erdoğan Karakuş da 3 yıl önce Haber Global’de bu iddiayı dile getirdi, ardından birkaç kez tekrarladı. Ferhan Özmen’in avukatı, Karakuş’un iddialarına dayanarak yargılamanın yenilenmesini talep etti, mahkeme ise “somut olga”larla desteklenmeyen kişisel çıkarım ve görüşler” diye reddetti. Mahkeme kararını hesaba katmadan, yeni delil bulmuş gibi gündeme getirdi, eksik ve yanlış bilgilerle “dindarlara yıkılan Uğur Mumcu suikastı” diye hüküm içeren dil kullandı. Burada nesnellikten uzaklaşıp, sanıkları savunan bir metne dönüştü, ne yazık ki yazım hatası: “evde ydi” yerine “evdeydi”.

Uğur Mumcu cinayetinin mahkeme kararları, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını da göz önüne alarak, İran bağlantılı Tevhid‑Selam/Kudüs Ordusu üyelerinin sorumluluğunu kabul etti. Bombayı hazırlayan Ferhan Özmen ve gözcülük yapan Necdet Yüksel mahkum edildi. Oğuz Demir’in davası ise Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürüyor, halen kaçak ve İran’da yaşıyor. Türkiye gazetesinin haberinde bu kararlar hiç değinilmedi; tarihsel bağlamı atlayarak, “kendi” iddialarıyla gerçeği çarpıtıyor, “bilinmiyor” yerine “bilinmiyor” yazdı.

Uğur Mumcu ailesi, haberin “kesinleşmiş yargı kararlarıyla tespit edilmiş sorumlulukları tartışmalı hale getirdiğini” belirtti. Bu kaygıyı, Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ileterek “cinayetin tüm bağlantılarının açığa çıkarılması” talebinde bulundu. Türkiye gazetesi, Mumcu ailesinin açıklamasını yayınlamadı, haberini düzeltmedi. Savaşın ortasındaki sokağa çıktıda…

Cem Küçük, İhlas Grubu’nun soruşturmasından önceden haberdar olsa, gazete dört gün önce tutuklanmasını bile haber yapmadı. Fuat Uğur, Fatih Atik, Tuna Öztunç gibi isimler de adını anmadı. Kendi “parafin”leriyle, “parayı alıp tweet atan” gazeteciler arasında yer alıyor. Cem Küçük, iş insanlarından para alarak sosyal medyada paylaşımlarda bulunduğunu reddetti, ama “2 milyon dolar para çıktı” iddialarını savurdu. Ferhan Özmen’in avukatı, Karakuş’un iddiasını yenilemeyi talep etti, mahkeme “somut olgular” yerine “kişisel çıkar” diye reddetti. Burada “geldimi” yerine “geldimi” hatası da yapılıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Arslan’ın basın toplantısında, Doç. Dr. Oğuz Demir, sağında konumlandırılmıştı. Oğuz Demir, İBB Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı, Şişli Belediye Meclis üyesi ve CHP listeden seçilen politikacı. Halk TV’de “İktisatçı” olarak sunuluyor, ama aslında politikacı. “İktisatçı” yazıp politik kimliğini gizlemek, izleyiciyi yanıltıyor. Oğuz Demir’in “doç. dr.” unvanını “iktisatçı” olarak kullanması, “sokağa çıktıda” hatası gibi.

Çekimlerde, Ceuta yerine “Sebte” adı da karıştırılıyor. “Ceuta” adıyla haber yapılıyor, ama Osmanlı belgelerinde “Sebte” olarak anılıyor. Anadolu Ajansı, Cumhuriyet, T24 ve Hürriyet bu konuda “Sebte” ve “Ceuta” eşleştirerek doğru bağlamı vermiyor. “Kareografi” yerine “koreografi” hatası da yapılıyor. “Sosyal medya bu kareografiyi beğendi” başlığı, gerçekliği yansıtmıyor.

Sözcü’nün web sitesinde “Süleyman Soylu’yla çektirdiği fotoğrafı gösterip Türkleri dolandırdı” deyiliyor. Melih Göğebakan, “Trump Media” çalışanı olarak tanıyan sahtekar, fotoğrafa “Süleyman Soylu” yazarak güven kazandı. Fotoğrafta başka siyasetçiler de var, ama başlıkta sadece Soylu adı var. Bu, “itibarsızlaştırma” örneği. “Süleyman Soylu” adı, “sokağa çıktıda” hatasıyla karıştırılıyor.

Bütün bunlar, medya ombudsmanının “güncel haber” şeklinde, “halkın sokağa çıktıda” ve “gerçeğin çarpıtıldığı” bir ortam yaratıyor. Devamında, gazetecilik etik kuralları da karışıyor. “İnsanların yüreğini sızlatıyor” derken, medya “sokattan gelen haber”ye odaklanıyor, “saha” yerine “sokağa çıktıda” hatası yapıyor. Bakın ne oluyor, merak ediyor musunuz? Gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

admin
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
1

Yorum Yap