Saraç’ın Uyarısı: ‘Devlet Sadaka Değil, Haktır!
Necdet Saraç, CHP Genel Başkan Yardımcısı, Ankara’da basın toplantısında “Devlet sadaka devleti olamaz, devlet yurttaşına hakkını verir” diyerek vatandaşların kalbi kırıldı. Sözleri sokağın sesiyle birleşti, asi bir gürültü gibi yayılmaya başladı.
Şimdi Ankara, Şampiyonlar gibi 4 milyon öğrenciyle dolup taşarken, 900 bin yurt kapasitesiyle sadece üçte birini koruyor. Evet, üç dört öğrenci bir yurt bulamıyor, bir de ev alıyor, depozito ve kira yüküyle baş başa kalıyor. Ankara, İstanbul, İzmir… her büyükşehirde aynı hikaye, aynı fıkra. Gökten yağmur gibi çöken sorular, göğsümüzde çarpmaya devam ediyor.
Er gaziler de aynı duvarın arkasındaydı. 3 700 er gaziyi ilgilendiren sorunu çözemeyen iktidar, 39 gündür sokakta. “Biz devlet için savaştık, özlük haklarımızı istiyoruz” diyorlar. Oysa 4 bin er gazi direnişte, yoksulluk sınırının altında kalıyor. Türkiye, yolsuzluk endeksinde dünya sıralamasının en altını tutuyor, OECD ve AB kriterleriyle kıyaslandığında da “büyük bir sınav” geçiyor.
Sosyal politika, insanın kendi hayatını kurabilme hakkı demek. Saraç, “Geçimden yoksulluk, yoksulluktan konut, çocuk yoksulluğundan yaşlılığa kadar evren geniş” diye bağırdı. Tokİ’nin eski güvencesi, şimdi bir şaka gibi. Kira yardımı politikaları, Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de bir çukur. Sadece iktidar, konut stokuna müdahale etmezse, “spekülatörler ve zenginler” çoğalacak.
Kreş açma çağrısı da zil çalıyor. 962 ilçede kreşler, kadın istihdamını açıyor. Şehir merkezlerinde tek bir kreş bile yetersiz kalıyor. “Sistemi lütuf olarak değil, hak olarak görmeliyiz” diyor Saraç. Devletin sorumluluğu, “insanca yaşamak için sabır değil, eylem” demek. Bu sözler, sokağın içinden gelen bir çan gibi yankılanıyor.
Bakalım bu çığlıklar, CHP’nin ‘yeni bir toplumsal sözleşme’ planlarıyla nasıl yankı bulacak? Ne olacak, bir sonraki hükümet bu talepleri dinleyecek mi? Gelsin, takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber
